 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | woody | s. ormanlık, ağaçlık, ormanı çok; ağaç veya odun cinsinden, oduna benzer.... |
| | crocket | (i)., (mim). damın çıkıntılı yerlerine süs olarak konulan oyma yaprak.... |
| | donna | (i)., it hanım.... |
| | credulous | (s). saf, her şeye inanan. credulously (z). safiyane, safdillikle. credulousnessi safiyet, safdillik.... |
| | volute | i., s., mim. kıvrım, sarmal bir şekilde kıvrılan süs; zool. sarmal tek kabuklu deniz böceği kabuğunun bir kıvrımı; zoo... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | balıketi | neither fat nor thin.... |
| | acayipleşme | becoming odd / awkward.... |
| | bone | To sight along an object or set of objects, to see if it or they be level or in line, as in carpentry, masonry, and surv... |
| | sülfit | sulphite. sulfite.... |
| | katılımcı | participant. participator. subscriber. actor.... |
|
|
|
 |
|
 |
|