 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | light | s., z. hafif; eksik; ehemmiyetsiz, önemsiz; ince; yüksüz, yükü hafif; az, ufak; hazmı kolay, hafif; iyi mayalanmış; ga... |
| | arboreal | (s). ağaca ait veya ağaç gibi olan; agaçsyl; ağaçlarda yaşayan veya gezen.... |
| | sundowner | i., k.dili. serseri kimse; Avustralya'da dilenci serseri; (argo) çok sıkı disiplinli gemi süvarisi.... |
| | rappel | (f.), (i.) dağcılıkta doruktan ip sallandırarak inmek; (i.) iple iniş.... |
| | altar | (i). kurban kesilen yahut buhur yakılan özel yüksek yer, sunak, kurban taşı, mezbaha; altar, mihrap; aşai rabbani ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | nazır | facing. overlooking. minister bakan. minister.... |
| | kapkaççı | snatcher. snatch thief. fly-by-nighter. fly-by-night.... |
| | uçarı | debauched. giddy. rakish. dissolute. debauchee.... |
| | yağmurluk | oilskin. raincoat. slinker. rainproof.... |
| | balgam | mucus. phlegm. sputum.... |
|
|
|
 |
|
 |
|