 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | gab | i, kdili gevezelik, boş laf the gift of gab konuşkanlık, konuşma kabiliyeti... |
| | nap | i., f. (-ped,- ping) (çuha) tüylü yüz, bazı tüylü kumaşların yüzündeki kısa iplikler; f. bezi fırçalayarak tüylendirme... |
| | golden | (s.) altın, altından yapılmış; altın renginde; çok kıymetli, fevkalade; gönençli. Golden Age Yunan ve Roma ef- saneler... |
| | yard | i. yarda, 0.9144 metrelik İngiliz ölçüsü , kıs. yd., y. yard goods yarda ile satılan kumaş.cubic yard yarda küp, 0.7645... |
| | lounge | f., i. tembelce uzanmak veya yayılıp oturmak; aylakça vakit geçirmek, tembel tembel dolaşmak; i. şezlong, divan, sedir;... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | fesatçılık | stirring up trouble. sedition. criminal mischief.... |
| | borsa değeri | stock-exchange value.... |
| | şişmek | bloat out. swell. swell out. swell up. become tumid. be puffed up. balloon. belly. bloat. bulge. bulk. distend. expand. ... |
| | dul | widowed. widower. widow.... |
| | ilkokul | primary school. elementary school.... |
|
|
|
 |
|
 |
|