 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | chargeable | (s). itham edilebilir, suçlanabilir; hesaba geçirilebilir.... |
| | dorsal | (s)., (anat). sırta ait; (bot). arka tarafa ait.... |
| | superinduce | f. başka bir şeye ilaveten meydana getirmek, ek olarak katmak.... |
| | solvent | s., i. bütün borçlarını ödemeye muktedir; eritici; çözücü; i. çözümleyici şey; eritici sıvı. solvency i. bütün borçları... |
| | trinket | i. yüzük veya duğme gibi ufak sus; kıymetsiz şey, oyuncak, biblo.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sığdırmak | squeeze. to fit in. cram in. squeeze in. force into. to squeeze. to cram in. to force into.... |
| | açılma | opening. fade-in. dehiscence çatlama.... |
| | yudumlamak | sup.... |
| | oylamak | to put sth to a vote.... |
| | fonograf | phonograph.... |
|
|
|
 |
|
 |
|