 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | jinni | i. cin.... |
| | figuration | (i). şekil veya biçim verme, şekle sokma; tasvir, temsil; şekil, şekillerle süsleme; (müz). bir parçayı fazla notalarla... |
| | berry | i., f., bot. tohumlardan oluşmuş yumuşak meyva; çilek, kiraz, ağaç çileği gibi etli ve zarlı kabuksuz tane; f. bu seçit ... |
| | develop | (f). geliştirmek, tekâmül ettirmek, inkişaf ettirmek; genişletmek, açmak; harekete geçirmek, husule getirmek; (foto). ... |
| | inscription | i. kitabe, yazıt, yazı; ithaf; madalya veya para üzerinde olan yazı.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | uğur parası | luck money. luck penny. pocket piece.... |
| | divan | A cushioned seat, or a large, low sofa or couch; especially, one fixed to its place, and not movable.... |
| | itiş | jab. push. shove.... |
| | vay | wow. oh! alas!. oh!. wow!. well!. boy!.... |
| | uygun | suitable. agreeable. conformable. appropriate. favorable. favourable. convenient. proper. eligible. due. fair. well-matc... |
|
|
|
 |
|
 |
|