| English | Türkçe | | howbeit | z., eski bununla beraber, mamafih.... |
| | runlet | i. çay, dere.... |
| | advent | (i). gelme, gelip çatma, görünme , olma, vuku. Advent (i)., (kil). Hazreti İsa'nın dünyaya gelmesi; Noel'den evvel bi... |
| | puddle | f. dökme demiri ocakta tavlamak; çamurlatmak (su); özlü çamuru su ile yoğurup sıva haline koymak.... |
| | heater | (i). ısıtıcı şey, soba, ocak, radya tör; bir şeyi ısıtan işçi; ABD, argo tabanca.... |
| | blindman's buff | körebe.... |
| | ruinous | s. harap edici, yıkıcı, tahripkar; yıkık, yıkkın, harap, perişan, viran. ruinously z. yıkıcı bir şekilde, mahvedercesi... |
| | prelect | f. konferans vermek, ders vermek.... |
| | shipwright | (i). tersane işçisi.... |
| | muscovado | ham şeker şeker kamışından alınan nemli esmer şeker |
|
|