 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | swede | i. İsveçli; k.h., İng. İsveç'te yetişen bir cins şalgam.... |
| | panther | i. panter, pars, kaplan familyasından yırtıcı bir hayvan.... |
| | shut | s., i. kapalı, kapanmış; i. kapama; kapama vakti; madenlerin kaynayıp birleştiği yer, kaynak yeri.... |
| | duck | (f)., (i). başını veya vücudunu suya sokup çıkarmak, suya daldırmak; başını çabucak eğip kaldırmak; bir darbeden sakın... |
| | soothfast | s., eski gerçek, hakiki; hakikatli, sadık.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | konuksever | hospitable. hospitable misafirperver. mükrim.... |
| | borçlandırmak | to debit. to charge. indebt.... |
| | tab | This is when a woman chooses to terminate the pregnancy Teratogen - A teratogen is any environmental agent, be it a drug... |
| | hayalperest | inclined to fantasize. living in a dream world.... |
| | batak | boggy. hotbed. slough. swamp. marsh. swampy. marshy. bad.... |
|
|
|
 |
|
 |
|