 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | familiarize | (f). alıştırmak, tanıtmak; tanımak, ilişki kurmak. familiarize oneself with poetry şiirle aşinalık peyda etmek.... |
| | vinificator | i. maya halindeki şaraptan çıkan alkollü buharı toplayan cihaz, şarap kondansatörü.... |
| | idiosyncrasy | i. mizaç, huy; özellik, hususiyet, özel durum idiosyn crat'ic s. özel durumla ilgili.... |
| | clip | (f)., (i). kırkmak; kırpmak; uçlarını kesmek; bir kısım heceleri yutarak telaffuz etmek; (k.dili). vurmak, indirmek; (k... |
| | bushel | f., A.B.D. biçimini değiştirmek, tersyüz etmek, onarmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | gramofon | gramophone.... |
| | liberal | One who favors greater freedom in political or religious matters; an opponent of the established systems; a reformer; in... |
| | kurumsallaştırma | institutionalization.... |
| | en çok | best. full. most. outside.... |
| | iyi | good. well. plentiful. abundant. in good health. bonny. decent. fine. okay. pretty. right.... |
|
|
|
 |
|
 |
|