 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | realize, (ıng.) ise | (f.) anlamak, tasavvur etmek; idrak etmek; gerçekleştirmek; tahakkuk ettirmek; para getirmek; paraya çevirmek. realiza... |
| | peevish | s. titiz, huysuz, ters, aksi, hırçın. peevishly z. huysuzca, hırçınlıkla. peevishness i. huysuzluk, aksilik, hırçınlık.... |
| | connate | (s). doğuştan olan, fıtri; aynı asıldan, bir soydan gelen, aynı tabiatta olan; (biyol). bitişik.... |
| | uneducated | s. okumamış, tahsil görmemiş.... |
| | bog | i., f. bataklık; bataklık bölge; f. bataklığa ömülmek veya batmak. bogbean i. su yoncası. bog down tecrübe sonucunda baş... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kendi halinde | modest. unobstructed. unpretending.... |
| | yaratık | alien. creature. criter. thing.... |
| | yozlaştırmak | bastardize. corrupt. to corrupt.... |
| | spot | System Pour l'Observation de la Terre Polar-orbiting Earth observation satellite designed and operated by the French, ha... |
| | kalınca | thickly.... |
|
|
|
 |
|
 |
|