| English | Türkçe |
| surprising | s. hayret verici, şaşırtıcı. surprisingly z. hayret uyandıracak şekilde.... |
|
| pageant | i. alay, tören; gösteri, temsili tören; nümayiş; debdebe, tantana. pageantry i. debdebeli tören veya gösteri.... |
|
| zootonomy | i. hayvanları otopsi ilmi ve ameliyesi, karşılaştırmalı anatomi.... |
|
| vase | i. vazo.... |
|
| experiential | (s). deneysel, tecrubi, tecrübeye dayanan, ampirik.... |
|
| gunner | (i.) topçu; topçu subayı; avcı.... |
|
| bagdad baghdat | Bağdat şehri; Irak'ın başşehri.... |
|
| ticket | i., f. bilet; etiket; A.B.D. bir partinin seçim namzetleri listesi; k.dili. trafik suçunu cezalandırmak için verilen ka... |
|
| volt | i. atın bir merkez etrafında yan yan yürüyerek dolaşması; eskrimde vuruştan sakınmak için yapılan ani sıçrama.... |
|
| interfold | birbiriyle katlamak |
|