| English | Türkçe | | discontent | (i)., (f)., (s). hoşnutsuzluk, memnuniyetsizlik, dargınlık; (f). memnuniyetsizliğe sebep olmak; (s). memnun olmayan, h... |
| | slugabed | i. tembellikten geç kalkan kimse.... |
| | schooling | i. eğitim ve terbiye.... |
| | meaning | i. anlam, mana; amaç, gaye, maksat; yorum; önemç meaningful sç anlamlı, manalı. meaningless s. anlamsız, manasız; boş, ... |
| | cruet | (i). sişe, sofraya konan sirke şişesi.... |
| | fuller | (i). çırpıcı; demiri dövüp saç yapmakta kullanılan çekiç. fuller's earth kil, çamaşırcı toprağı. fullery (i). çırpıcı ye... |
| | forefather | (i). ata, cet.... |
| | rack | i. koyun ve dana etinin gerdan ve belkemiği kısmı.... |
| | peel | f., i. kabuğunu soymak; derisini yüzmek; kabuğu veya derisi soyulmak (güneş yanığından); k.dili soyunmak; i. meyva veya... |
| | eer | sonek ci anlamında sonek |
|
|