| English | Türkçe | | tailor | i., f. terzi; f. terzilik yapmak; uydurmak. tailor's tack bol teyel. tailor's twist terzilerin kullandıkları sağlam ib... |
| | crouton | (i). çorbaya konulan kızarmış küçük ekmek parçası.... |
| | psalm | i., f. mezmur; ilahi; çoğ, b.h. Kitabı Mukaddeste Mezmurlar kitabı; f. mezmurla sena etmek; makam ile okumak.... |
| | positive | s., i. kesin, kati, mutlak; olumlu, müspet; gerçek, hakiki; esaslı; şüphesiz, muhakkak; sarih, açık, vazıh; gerekli; em... |
| | giraffe | i. zürafa, zool. Giraffa camelopardalis.... |
| | ling | i. süpürgeotu, bot. Calluna vulgaris.... |
| | spline | i. kama, dil.... |
| | decemvir | (i). eski Roma'da on üyesi olan hükümet meclisi azalarından her biri; yetkili makamda bulunan on kişiden her biri.... |
| | singleacting | s. tek yönde çalışan.... |
| | subcartilaginous | anat kıkırdak altındaki kıkırdağımsı |
|
|