 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | groove | (i.), (f.) oluk, yiv, saban izi; alışkanlık, itiyat, âdet; (f.) oluk açmak; argo bir şeye kendini vermek, dalmak. in t... |
| | statutabh | s. kanuna göre ceza verilebilir; kanunda yeri olan, kanuna uygun.... |
| | mc | kıs. megacycle.... |
| | white | s., f. beyaz, ak; renksiz, sararmış, soluk, solgun; lepiska, san; gümüşten yapılmış boş,yazısız, saf, lekesiz: beyazlar... |
| | proconsul | i. eski Roma'da konsül vazifesini yapan memur, prokonsül; umumi vali; b.h., paleont. insan ve maymunların atası sayıl... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|