| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | lacuna | (i.) (çoğ., Lat. nae, (İng. nas) boşluk, aralık, boş yer, eksiklik; (biyol.) kemikte bulunan boşluk; (biyol.) bitki ve ... |
| | hellcat | (i). şirret kadın; cadı.... |
| | goose | (çoğ. geese) (i.) kaz, (zool.) Anser; kaz eti; budala kimse, ahmak kimse. goose egg argo sıfır. goose flesh tüyleri di... |
| | overmaster | f. boyun eğdirmek, hakkından gelmek, üstün çıkmak.... |
| | scythe | i., f. tırpan; f. tırpanla biçmek.... |
| | metallic | s. madeni, madene benzer, madenden yapılmış; maden hâsıl eden .... |
| | heirdom | (i). mirasçılık, vârislik; miras yoluyla intikal eden mal, kalıt.... |
| | hackney | (i.), (s.), (f.) binek veya koşum atı; kira arabası; (s.), (mec.), çok kullanılmış; adi, bayağı; (f.), (nad.) sokak ara... |
| | treachery | i. vefasızlık, hainlik, ihanet.... |
| | wipe | silmek silip kurutmak silme siliş temizleme argo vuruş tokat dayak argo mendil argo alay istihza wipe away tears gözyaşlarını silmek wipe one's boots on hor görmek horlamak wipe out wipe off silmek bozmak yok etmek temizlemek wipe the floor with one argo birini tamamıyle yenmek veya yere sermek wipe up silip temizlemek |
|
|
|
|