| English | Türkçe | | reveal | f. ifşa etmek, açıklamak, açığa vurmak; göstermek; ilham yoluyle bildirmek. revealment i. açıklama.... |
| | tenderloin | i. sığır veya domuz filetosu. tenderloin district cinayet ve ırza geçme gibi suçların islendiği ve polise rüşvet ver... |
| | connection, connexion | (i). bağlantı, irtibat, ilgi, alâka, ilişki, münasebet; çevre, muhit; bağ, rabıta; akrabalık, hısımlık, dostluk; siyas... |
| | bis | z. iki defa, tekrar.... |
| | whiting | i. arıtılmış tebeşir tozu, ispanya.... |
| | smelt | f. madeni tasfiye için eritmek, kaletmek. smelter i. kalcı, maden tasfiyecisi; tasfiye fırını, tasfiyehane.... |
| | pseudocarp | i., bot. yalnız tohum tutan organlardan ibaret olmayan elma gibi meyva.... |
| | wise | f., (argo) haberdar etmek, bilgi vermek. wise up (argo) aklını başına toplamak, hizaya gelmek; akıllanmak. Wise up! Sa... |
| | punt | f. faro denilen iskambil oyunu ile kumar oynamak.... |
| | daguerreotype | eski foto gümüşlü levha üzerine çekilmiş fotoğraf |
|
|