 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | vanish | f., i. kaybolmak, gözden kaybolmak, yok olmak; uçmak; zail olmak; mat. sıfıra eşitlemek; i., dilb. diftongun daha zayıf ... |
| | conveyer, conveyor | (i). nakledici şey veya kimse. conveyor belt taşıyıcı kayış.... |
| | pecan | i. Güney A.B.D.'ye mahsus ve cevize benzer bir ağaç, bot. Carya illinoensis; bu ağacın meyvası.... |
| | accrete | (f), (s). birleşmek, yapışmak; eklenip büyümek; eklemek; (s). ekli; birleşmiş.... |
| | escarp | (i.), (f.), (ask.) hendeğin iç tarafı, sathı mail, eğik yüzey; (f.) sathı mail şekline koymak escarpment (i.) dik ve gen... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | uyduruk | made-up. fake. fictitious. trumped-up. invented.... |
| | payandalı | propped. supported. stayed. buttress.... |
| | haliç | estuary.... |
| | kullanılmış | secondhand. used. hand- me-down. thrift shop.... |
| | tazminat | amends. indemnity. damages. compensation or reparations. severance pay. atonement. claim. damage. indemnification. total... |
|
|
|
 |
|
 |
|