| English | Türkçe | | exposed | (s). açıkça, meydanda; açık,maruz, korunmasız, muhafazasız; (foto). çekilmiş.... |
| | tristylous | s., bot. üç stilli.... |
| | phosphate | i., kim. fosforik asit tuzu, fosfat; fosfatlı suni gübre; asit fosforikle yapılan şurup.... |
| | exophthalmos - mus | (i.), (tıb.) hastalık sebebiyle gözün ileriye fırlaması hali, egzoftalmi.... |
| | dud | (i)., (ask.) patlamayan mermi veya bomba; (k.dili) başarıya ulaşamayan kimse, başarısız iş .duds (i)., (k.dili) elbise... |
| | snide | s. kötü niyetle söylenmiş (söz).... |
| | unreformed | s. düzeltilmemiş; yola gelmemiş, ıslah olmamış.... |
| | surcingle | i., f. palan kolanı; kil. papaz cüppesinin kuşağı, zünnar; f. kolan veya kuşakla bağlamak.... |
| | wildebeest | i. öküz başlı Güney Afrika antilopu, gnu, zool. Connochaetes.... |
| | faugh | ünlem Püf Aman Ne fena Berbat !Uf be! |
|
|