| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | undertow | i. deniz yüzündeki akıntıya ters giden dip akıntısı, anafor.... |
| | photooffset | i. foto ofset.... |
| | needlework | i. iğne işi.... |
| | situate | f. yerleştirmek, yerini tayin etmek. situated s. kain, vaki, mukim, bulunan.... |
| | guardhouse | (i.) askeri karakol.... |
| | zouave | i. Fransız ordusunda hafif piyade askeri. Zouve jacket işlemeli kısa yelek.... |
| | quadrumanous | s. dört ayağı el şeklinde olan; dört elli.... |
| | escapist | (i.) hayat yükünden kaçıp kafasını dinlemek isteyen kimse. escapism (i.) hayatın yükünden kaçmak için kendini başka işle... |
| | heedful | (s). dikkatli, basiretli, ihtiyatlı. heedfully (z). dikkatle, ihtiyatla. heedfulness (i). dikkat, basiret, ihtiyat.... |
| | furrow | sabanın açtığı iz karık kırışık tahta veya maden üstüne kazılan ufak oluk saban izi yapmak alında kırışık Iık hâsıl etmek |
|
|
|
|