| English | Türkçe | | virgin | i., s. kız, bakire; b.h. Hazreti Meryem; b.h., astr. Sünbüle burcu; s. baki reye yakışır, kız gibi, afif; kullanılmamı... |
| | comforter | (i). rahatlatıcı şey; teselli edici kimse veya şey; A.B.D yorgan; yün boyun atkısı; bh Ruhulkudus.... |
| | plesiosaurus | i., paleont. boynu uzun, başı küçük ve dört ayağı küreğe benzeyen bir çeşit sürüngen.... |
| | diction | (i). kelime seçimi, kelimeleri kullanma şekli (konuşma ve yazıda); ifade, konuşma tarzı; telaffuz.... |
| | pain | i ağrı, acı, sel; dert, keder, elem, ıstırap, azap; çoğ. özen, ihtimam, itina, zahmet meşakkat; çoğ. doğum sancıları. o... |
| | stoma | i. (çoğ. -mata) biyol.., bot. gözenek, ağız stoma .... |
| | puttee | , putty i. dolak, tozluk yerine baldıra sarılan ensiz uzun kumaş.... |
| | lactic | (s.) süte ait, ekşimiş sütten çıkarılan. lactic acid süt asidi, laktik asit. lactic fermentation yoğurt yapımında sütte... |
| | inexistent | s. mevcudiyeti olmayan, varlığı olmayan. inexistence,- cy i. yokluk.... |
| | freesia | frezya bir tür süsen |
|
|