eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-amaçsızlık absence of any goal.
2-amaçsız aimless.
3-amaçsız aimless. blind. desultory. meaningless. purposeless. senseless. shiftless.
4-amaçsız purposeless.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
işbirliğiTr > Eng16:29:37
possibleEng > Tr16:27:04
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
mechanic i., s. makinist, makina ustası; s. el sanatlarına ait; makinaya ait, mekanik....

diana (i). Diana, eski Roma'da av tanrıçası; kadın avcı; evlenmek istemeyen kadın; ay, kamer....

foreword (i). önsöz mukaddeme....

thrasher i. harman döven kimse; harman dövme makinası....

silence i., f. sessizlik, sükut; zikretmeyiş, bahsetmeyiş; ketumiyet, sır saklama; sükunet, huzur; müz. es; f. susturmak, sesin...

diphtheria (i)., (tıb). kuşpalazı, difteri. diphtheric (s). difteriye benzer, difteriye ait....

holdfast (i). tutma aleti....

full (i). bir şeyin dolusu, bir şeyin olgunluk mertebesi. to the full son haddine kadar, tamamıyle....

radiodating i. karbon tarihlendirmesi....

duodecimal on iki veya on ikinciye ait on ikişer on ikişer on ikide bir kısım çoğ mat on iki üzerine kurulan rakam sayma usulü

TürkçeEnglish
satın alma saten. satensı. dümdüz. pürüzsüz ve parlak. saten. atlas. pürüzsüzleştırmek. perdahlamak. parlatmak....

elektroliz electrolysis....

spiker announcer. speaker....

alınmak resent. passive of almak. to resent. to take offence. to be offended....

müşterek common. joint. collective. communal....

ram An acronym for Random Access Memory, same as memory The user can retrieve and alter contents of RAM....

sözlü film oral speakie....

ılıklaşmak to become tepid. to warm up slightly....

soğutma cooling. refrigerating. cooling. refrigeration. estrangement. alienation....

öğretim education instruction schooling training teaching tuition