| English | Türkçe |
| horrify | f. dehşet vermek, korkutmak. horrif'ic s. dehşetli, korkunç. horrifica'tion i. dehşete düşürme; dehşet verici şey.... |
|
| divot | (i). golf sopasıyla acemice vurarak kökünden kopartılan çim parçası.... |
|
| war | i., s. savaş, harp, muharebe; mücadele; strateji; s. savaşa özgü, savaşta kullanılan, savaş sonucu oluşan. war cloud sa... |
|
| saucer | i. çay bardağının tabağı, fincan tabağı.... |
|
| nonnuclear | (s.) atom bombası olmayan (memleket).... |
|
| galumph | f Iap lap yürümek... |
|
| counterdemonstration | (i). karşı gösteri.... |
|
| fosterage | (i). evlâtlık büyütme; çocuğu kendi evlâdı gibi büyütecek bir ana babaya verme; besleme himaye, teşvik.... |
|
| maroon | f. bir kimseyi ıssız ada veya kıyıya çıkarıp yalnız bırakmak.... |
|
| wormseed | kazayağı bot Chenopodium ambrosioides |
|