 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | lackaday | ünlem, eski Eyvah !... |
| | scapular, -lary | i., kil. bazı tarikat keşişlerinin giydiği kolsuz gömlek; bazı tarikat mensuplarının giydiği uzun hamail; çoğ. kuşlar... |
| | euchre | (i.), (f.) iki, üç veya dört kişiyle oynanan bir Amerikan iskambil oyunu, koz diyen oyuncunun uç el kağıt alamayışı; (f.... |
| | pothook | i. tencereyi ateş üzerine asmaya mahsus S şeklindeki çengel; özellikle el yazısı öğrenenlerin S şeklindeki çizgileri.... |
| | pet | i. öfke, kızgınlık, sinirlenme. in a pet kızgın.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | tifo | typhoid.... |
| | abide | To remain stable or fixed in some state or condition; to continue; to remain.... |
| | çan çalmak | ring a bell.... |
| | makine | machine. engine. device.... |
| | albenili | attractive.... |
|
|
|
 |
|
 |
|