| English | Türkçe |
| importune | f. ısrarla istemek, tekrar tekrar istemek. importunity i. usandırıcı ısrar.... |
|
| aikido | (i). bir nevi Japon güreşi.... |
|
| wharf | i. (çoğ. wharves) f. rıhtım, iskele, büyük yük iskelesi; f. iskele veya rıhtım yapmak; rıhtıma getirmek veya çıkarmak.... |
|
| gunfire | (i.) top ateşi.... |
|
| sightseeing | i. gezme; ilginç yerleri ziyaret etme.... |
|
| plead | f. (pleaded veya pled) yalvarmak, rica etmek, istirham etmek; huk. dava açmak; suçlamak veya savunmak; iddia etmek; m... |
|
| explode | (f). patlatmak, infilak ettirmek;patlamak, infilâk etmek, patlak vermek; boşa çıkarmak, yanlış olduğunu ispat etmek, çür... |
|
| cashier | (f). işine son vermek, kovmak, işten atmak.... |
|
| eggbeater | (i). yumurta çırpma teli.... |
|
| petrel | zool yelkovankuşuna benzer herhangi bir deniz kuşu |
|