 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | lighten | f. hafifletmek, yükünü azaltmak; neşelendirmek, sevindirmek; yükü azalmak, hafiflemek; neşelenmek.... |
| | slaver | f., i. salya akltmak; salva bulaştırmak; i. salya.... |
| | attune | (f). akort etmek; ahenk kazandırmak, uyum sağlamak.... |
| | dingy | (s). (gier, giest) donuk, rengi soluk, kirli, paslı. dingily (z). rengi soluk olarak, paslı olarak. dinginess (i). reng... |
| | overbid | f. (-bade, -bidden, -bidding) açık artırmada başkalarından fazla fiyat vermek, gereğinden fazla fiyat artırmak; briç. de... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | köstek | hobble. tether. fetter. watch chain. albert chain. albert. fob chain. fob. clog. gyve. lanyard. shackle. sprag.... |
| | bodur | podgy.... |
| | beraberinde | along with.... |
| | kapalı kutu | inscrutable person. thing that one knows very little about.... |
| | kırağı | frost. hoarfrost. white frost.... |
|
|
|
 |
|
 |
|