 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | longbow | i. uzun yay.... |
| | whisper | f., i. fısıldamak, fısıltı ile konuşmak; kulağna söylemek; gizli konuşmak; i. fısıltı; fısıltı ile söylenen söz; hışırt... |
| | quaestor | i. eski Roma'da idam cezası verme yetkisi olan hâkim; defterdar. quaestorship i. defterdarlık.... |
| | metathesis | i., gram bir kelimede harf veya seslerin yer değiştirmesi; kim çift dekompozisyon; şartların tersine dönmesi.... |
| | vogue | i. moda; rağbet, itibar. in vogue moda halinde, itibarda.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|