| English | Türkçe |
| plugugly | i., (A.B.D.), (argo) gangster.... |
|
| scowl | f., i. kaşlarını çatıp bakmak; i. tehdit ederek bakma, tehditkâr bakış scowl'ingly z. kaş çatarak; tehdit ederek.... |
|
| guard | (i.) muhafız, nöbetçi; muhafız alayı; muhafaza, himaye, koruma, müdafaa; nöbetçilik, muhafızlık; kendini korumak için ... |
|
| solidification | i. katılaştırma; mücessem şekil verme.... |
|
| sensationalism | i., fels. duyumculuk; heyecan uyandırıcı yöntemlere baş vurma, sansasyonalizm; iyiliği duygulara bağlı olarak değerlen... |
|
| volar | s. anat. avuca veya ayak tabanına ait.... |
|
| sanitize | f. sıhhi hale getirmek, sterilize etmek .... |
|
| charlatan | (i). şarlatan kimse, sahtekar kimse. charlatan'ic (s). şarlatan. charlatanism (i). şarlatanlık.... |
|
| surname | i., f. soyadı; aile ismi; lakap; f. soyadı koymak; soyadı ile tanınmak.... |
|
| majesty | şevket haşmet heybet celal kral veya eşine verilen ünvan Your Majesty His Majesty Her Majesty Haşmetmeap Majeste |
|