| English | Türkçe |
| kentledge | i., den. safra olarak gemide daimi duran demir külçe.... |
|
| two-ply | s. iki katlı (ip), iki katmerli.... |
|
| caraway | (i). Karaman kimyonu, (bot). Carum carvi.... |
|
| kelpie , kelpy | i, İskoç, mit. boğulma tehlikesini simgeleyen at şeklinde deniz perisi.... |
|
| timeworn | s. eskimiş, bayatlamış.... |
|
| smock | i., f. gömlek; iş kıyafeti;f. iş gömleği giydirmek; elbisede bal peteği şeklinde büzgü yapmak.smock frock iş kıyafeti, ... |
|
| ultramontane | s., i. dağların ötesinde; Alp dağlarının güneyinde bulunan; i. Papanın mutlak yetkisi olmasına taraftar kimse. Ultramon... |
|
| bashful | (s). utangaç, sıkılgan, mahcup, çekingen. bashfully (z). utangaçlıkla bashfulness (i). utangaçlık.... |
|
| dot | (i). nokta, ufak leke, benek; Mors alfabesinde nokta; (mat). çarpma işareti; (mat). ondalık nokta; (müz). noktadan sonr... |
|
| pleonasm | gereksiz söz laf kalabalığı kelime fazlalığı haşiv şisirme |
|