 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | bride | i. dantel veya nakışta motifleri birbirine bağlayan bağ, atkı, ilmik v.b.; süslü kadın şapkası şeridi.... |
| | drown | (f). suda boğulmak; suda boğmak; su altında bırakmak, batırmak; bastırmak (keder, üzüntü); out ile gürültü ederek bir s... |
| | dalai lama | Tibet Budistlerinin baş rahibi ve başkanı Dalay Lama.... |
| | iniqultous | s. günahkar, haksız, kötü, kanuna aykırı. iniquitously z. günahkarca; haksızca.... |
| | reproduction | i. üreme; tekrar hâsıl etme veya husule gelme; hayvan veya bitkilerin üremesi. reproductive s. yeniden hâsıl eden ve... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sürtünmek | brush. rub. scrape. to rub oneself. to brush. to seek a quarrel.... |
| | performans | performance.... |
| | ticaret | mercantile. trade. commerce. business.... |
| | narkozcu | anesthesiologist.... |
| | kondisyon | condition. form. nick. shape. trim.... |
|
|
|
 |
|
 |
|