| English | Türkçe | | reprieve | f., i. (istenilmeyen bir şeyi) tehir etmek; sonraya bırakmak, tecil etmek; idam gibi cezayı tehir etmek; i. muvakkaten... |
| | scorch | f., i. kavurmak, ateşe tutmak, hafifçe yakıp sızlatmak; acı tenkitlerle incitmek; yanmak, kavrulmak; k.dili otomobil v... |
| | incoherenceency | i. anlaşılmazlık, manasızlık; birbirini tut- mazlık, irtibatsızlık, tutarslzlık.... |
| | bijou | i., Fr. ziynet eşyası, mücevherat, küçük ve zarif olan şey.... |
| | instance | i. örnek, misal; kere, defa. for instance örneğin, meselâ. at the instance of (onun) isteğinden ötürü. court of first ... |
| | bound | i., gen. çoğ. hudut, sınır, sınırlar.... |
| | disgrace | (f). itibardan düşürmek, gözden düşürmek; rezil etmek.... |
| | multiplex | s. çok kısımlı, kat kat, katmerli; elek. tek kanalda iki yönlü iletim sağlayan sisteme ait.... |
| | preexist | f. bir zaman veya olaydan önce mevcut olmak.... |
| | intermural | duvarlar arasında olan |
|
|