 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | heedful | (s). dikkatli, basiretli, ihtiyatlı. heedfully (z). dikkatle, ihtiyatla. heedfulness (i). dikkat, basiret, ihtiyat.... |
| | tinamou | i. bıldırcın veya kekliğe benzer ve Güney Amerika'ya mahsus bir çeşit av kuşu.... |
| | recept | (i.), (psik.) birbiriyle ilgili görüntülerin tekrarlanmasıyle zihinde meydana gelen imge.... |
| | coney | (bak). cony.... |
| | bodkin | i. şerit veya kordonu bir delikten geçirmek için kullanılan iğne, biz; saç firketesi.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | şüphesiz | clearly. decisive. doubtless. easily. positive. secure. sure. undoubted. certain. of course. no doubt. without doubt. su... |
| | çığ | avalanche.... |
| | sonda | catheter.... |
| | oldurmak | to bring sth into being. to ripen. to mature.... |
| | öl | decease.... |
|
|
|
 |
|
 |
|