| English | Türkçe | | strumpet | i. fahişe, orospu.... |
| | straightaway | s., i., z. dosdoğru; i., dönemeçsiz koşu yolu; z. hemen, derhal.... |
| | lima | i. Perunun başşehri, Lima.... |
| | squeal | f., i. domuz gibi ses çıkarmak; cıyaklamak, haykırmak, bağrışmak; cırtlak veya cızırtılı ses çıkarmak; (argo) suç ort... |
| | inexcusable | s. mazur görülemez, affedilemez, mazeret kabul etmez. inexcusably z. affedilemez surette.... |
| | schnapper | i. Avustralya'ya ve Yeni Zelanda'ya mahsus bir çeşit balık.... |
| | roach | i. sazan familyasmdan bir çeşit tatlı su balığı; kızılkanat, zool. Rutilus rutilus; kızılgöz, çamça balığı, zool. Leuc... |
| | coro nation | (i). taç giyme töreni.... |
| | pellucid | s. yarı şeffaf, ışık geçiren; anlaşılması kolay, açık.... |
| | disyllable | iki heceli kelime |
|
|