| English | Türkçe | | zenith | i., astr. başucu, setürreis; zirve, doruk. zenith distance başucu uzaklığı. zenith telescope başucu teleskopu. at its ze... |
| | seine | i., f. büyük balık ağı, serpme (ağ); f. serpme ile balık avlamak.... |
| | son-in-law | i. damat.... |
| | stock | f. stok yapmak, mal yığmak; mal ile doldurmak; filiz sürmek.... |
| | diarrhea | (i)., (tıb). ishal, amel, iç sürmesi, diyare. diarrheal (s). diyareye ait, diyareli.... |
| | escapade | (i.) yaramazlık, haylazlık; sergüzeşt, macera.... |
| | singleton | i., iskambil bazı oyunların başlangıcında oyuncunun elinde bulunan bir renkten tek kağıt; tek bir şey.... |
| | lyssa | i.,tıb.kuduz hastalığı.... |
| | dander | (i)., (k).dili öfke, hiddet. get one's dander up kızmak, öfkelenmek; kızdırmak.... |
| | y,y | İngiliz alfabesinin 25 harfi şeklinde şey cebirde bilinmeyeny işareti ordinat kim itriyum'un simgesi |
|
|