| English | Türkçe |
| sweeten | f. tatlılaştırmak, tadını artırmak, hoş bir hale getirmek; k.dili. daha cazip bir hale getirmek; tatlı olmak. sweetener... |
|
| beloved | s., i. sevgili, aziz; i. sevgili.... |
|
| blindstory | i., mim. penceresiz kat.... |
|
| valuable | s., i. kıymetli, değerli; aziz; pahalı; i., gen. çoğ. kıymetli şey, mücevherat.... |
|
| snoop | f., i., k.dili. üstüne vazife olmayan işlere burnunu sokmak; i. burnunu sokan kimse snoopy s., k.dili. üstüne vazife o... |
|
| quotient | i., mat. bölüm; bir niceliğin diğerinde kaç kere olduğunu belirten sayı.... |
|
| candelabrum | (i). (çoğ -bra, -brums) üstü işlemeli kollu şamdan.... |
|
| hind | (kıs). Hindi, Hindustan.... |
|
| montane | s. dağlarla ilgili; dağlarda yaşayan veya yetişen.... |
|
| legislation | kanun yapma yasama yasa kanunlar |
|