 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | plosive | i., s., dilb. patlama yapan ses; s. bu seslere ait.... |
| | abet | (f) söz ve davranışlarla cesaret vermek veya yardım etmek.(gen. fina anlamda).... |
| | officinal | s., i. hazır (ilâç), müstahzar; boya veya eczalarda kullanılan (bitkiler).... |
| | remediless | s. çaresiz, ilaçsız. remedilessness i. çaresizlik.... |
| | moccasin | i. mokasen, Amerika yerlilerine mahsus çarık; Amerikanın güney eyaletlerine mahsus çok zehirli ve koyu renkli bir su ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | başkonsolos | consul general.... |
| | platform | rostrum.... |
| | slogan | slogan. catcword. catch-phrase. battle-cry. cry. shibboleth.... |
| | kırgınlık | disappointment. chagrin. gall. pique.... |
| | portal | This is generally used as a marketing term to describe a website that is or is intended to be the first place people see... |
|
|
|
 |
|
 |
|