| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | auspicate | (f). uğur getireceğine inanılan törenlerle açmak, açış töreni yapmak, başlamak.... |
| | picayune | i., s., A.B.D. önemsiz kimse veya ,şey; s. önemsiz, küçük, değersiz, hakir. not worth a picayune beş para etmez, hiç b... |
| | tawny | s.. esmer, koyu kumral, sarımsı kahverengi.... |
| | peer | i. akran, küfüv, emsal; kanun önünde aynı haklara sahip olan kimse; ingiliz asılzadesi.... |
| | butter-and-eggs | i. nevruz otu, bot. Linaria vulgaris; bir nevi nergis çiçeği.... |
| | plane | i., plane tree çınar, bot. Platanus.... |
| | pyrophyllite | i., min. pirofilit, taş kalem yapmak için kullanılan genellikle beyaz veya yeşil renkte alüminyum silikat.... |
| | nostril | (i.) burun deliği.... |
| | barony | (i). baronun payesi veya malikânesi.... |
| | bast | bot bazı ağaçların hasır yapmak için kullanılan iç kabuğu |
|
|
|
|