trouble

Anasayfa | EniyiSozluk.com'u açılış sayfanız yapın! | Sık Kullanılanlara Ekleyin!
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Çeviri
Sözlük
Alfabeler
Büyük Türkçe Sözlük
Sesli Türkçe Sözlük
Kişi Adları Sözlüğü
Türk Lehçeleri Sözlüğü
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler
Kelimeler Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızı Sözlüğü
Terimler Sözlüğü
 
 
 
 
 
 
 
 
  Son aradıklarım / My last searchs
 
 
 
  ahmet kaya  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kelime (Word) Kaynak (From) Hedef (To)
ç ğ ı ö ş ü ß
 
 
 
 
İngilizce Türkçe
1-trouble f. rahatsız etmek, tedirgin etmek, zahmet vermek, canını sıkmak; karıştırmak, altüst etmek, bulandırmak: sıkmak: başını ağrıtmak, eziyet vermek; zahmet etmek; üstünde durmak, dikkat etmek; üzülmek, te1aş1anmak. Don't trouble yourself. Zahmete girmeyin. feel (veya) be troubled üzülmek, merak etmek. Her deafness troubles her. Sağırlığı canını sıkıyor. May I trouble you for the salt? Tuzu verebilir misiniz ? Sorry to trouble you. Size zahmet verdiğim için özür dilerim. Size zahmet oldu. The principal can't be troubled with a11 the petty problems. Müdür ufak tefek meselelerle meşgul olamaz.
2-trouble i. zahmet, sıkıntı, üzgü, üzüntü, ıstırap, dert, keder, bela; sıkıntılı şey, mesele; rahatsızlık, hastalık. ask for trouble. bela aramak, bela satın almak. digestive troubles sindirim bozukluğu, hazlmsızlık. get into trouble belaya çatmak, başı belaya girmek. in trouble başı belada; k.dili evlenmeden gebe kalmış. take trouble zahmete katlanmak, zahmet etmek: dikkat etmek. Trouble in the neighboring country closed the border. Komşu memlekette çıkan karışıklık sınırın kapanmasına sebep oldu. trouble spot sıkıntı veren yer, sık sık arızalanan kısım. What's the trouble? Ne var? Derdin ne? Mesele nedir?
3-troubled s. tedirgin, üzgün: meraklı. troubled waters bulanık sular: düzensizlik, sıkıntı.
4-troublemaker i. mesele çıkaran kimse: baş belası.
5-troubleshooter i. aksaklıkları saptayıp çözümleyen kimse.
6-troublesome s. zahmetli, sıkıntılı, üzgülü, belalı, üzüntülü; baş belası, musibet, rahat vermez. troublesomely z. zahmetli olarak. troublesomeness i. zahmetlilik.

trouble ile ilgili resimler

 
 
 
 
İngilizce Türkçe
sphragistics i. damga veya mühürler bilgisi sphygmo önek, tıb nabız....

goldsmith (i.) kuyumcu ....

undecided s. karar verilmemiş, sallantıda olan, muallak; karar vermemiş, tereddüt içinde olan....

latakia (i.) Suriye'de Lazkiye limanı....

gemmate s., f., biyol. tomurcuklanan, tomurcuklar vasıtası ile yeni filiz veren; f. tomurcukla çoğalmak. gemma'tion i., biyol....

 
 
 
 
 
Türkçeİngilizce
dikkatsizlik inattention. negligence. oblivion. oversight. carelessness....

punt A kicking technique used by goalkeepers The goalkeeper drops the ball and kicks it before it touches the ground. the hol...

dörtnala at a gallop....

kamyonet delivery car. pickup truck. pickup (truck. delivery van. light lorry. light motor lorry. light truck. small truck. deliv...

fare To behave; to conduct one's self....

 
 
 
  Anasayfa | Çeviri | Sözlük | Linkler | Siteler |  
 
www.eniyisozluk.com, 42 lisanda çeviri yapmaktadır. Bunlar; Almanca, Arapça, Arnavutça, Bulgarca, Çekoslavakça, Çince, Danca, Endonezya Dili, Estonyaca, Farsça, Filipince, Fince, Fransızca, Galiçyaca, Hırvatça, Hintçe, Hollandaca, İbranice, İngilizce, İspanyolca, İsveçce, İtalyanca, Japonca, Katalanca, Korece, Lehçe, Letonyaca, Litvanyaca, Macarca ,Maltese, Norveçce, Portekizce ,Romenca, Rusça, Sırpça, Slovakça, Slovence Tay Dili, Türkçe, Ukraynaca, Vietnamca, Yunanca dillerinde Çeviri yapabilen özgür ve ücretsiz sözlük sitesidir. Sitemizden en iyi verimi, yazım kurallarına göre girdiğiniz kelime ve cümle ile mümkündür.

Reklam hakkında bilgi almak ve iletişim kurmak için: info[at]eniyisozluk.com / For advertise and contact: info[at]eniyisozluk.com
Copyright 2008 eniyisozluk.com / powered by yenifirmarehberi.com