|
|
 |
|
 |
| |
  |
| Çeviri |
| Sözlük |
| Alfabeler |
| Büyük Türkçe Sözlük |
| Sesli Türkçe Sözlük |
| Kişi Adları Sözlüğü |
| Türk Lehçeleri Sözlüğü |
| Türkçede Batı Kökenli Kelimeler |
| Kelimeler Sözlüğü |
| Türkiye Türkçesi Ağızı
Sözlüğü |
| Terimler Sözlüğü |
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
 |
|
 |
|
|
|
| |
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
1-trouble | f. rahatsız etmek, tedirgin etmek, zahmet vermek, canını sıkmak; karıştırmak, altüst etmek, bulandırmak: sıkmak: başını ağrıtmak, eziyet vermek; zahmet etmek; üstünde durmak, dikkat etmek; üzülmek, te1aş1anmak. Don't trouble yourself. Zahmete girmeyin. feel (veya) be troubled üzülmek, merak etmek. Her deafness troubles her. Sağırlığı canını sıkıyor. May I trouble you for the salt? Tuzu verebilir misiniz ? Sorry to trouble you. Size zahmet verdiğim için özür dilerim. Size zahmet oldu. The principal can't be troubled with a11 the petty problems. Müdür ufak tefek meselelerle meşgul olamaz. |
2-trouble | i. zahmet, sıkıntı, üzgü, üzüntü, ıstırap, dert, keder, bela; sıkıntılı şey, mesele; rahatsızlık, hastalık. ask for trouble. bela aramak, bela satın almak. digestive troubles sindirim bozukluğu, hazlmsızlık. get into trouble belaya çatmak, başı belaya girmek. in trouble başı belada; k.dili evlenmeden gebe kalmış. take trouble zahmete katlanmak, zahmet etmek: dikkat etmek. Trouble in the neighboring country closed the border. Komşu memlekette çıkan karışıklık sınırın kapanmasına sebep oldu. trouble spot sıkıntı veren yer, sık sık arızalanan kısım. What's the trouble? Ne var? Derdin ne? Mesele nedir? |
3-troubled | s. tedirgin, üzgün: meraklı. troubled waters bulanık sular: düzensizlik, sıkıntı. |
6-troublesome | s. zahmetli, sıkıntılı, üzgülü, belalı, üzüntülü; baş belası, musibet, rahat vermez. troublesomely z. zahmetli olarak. troublesomeness i. zahmetlilik. |
trouble ile ilgili resimler
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sphragistics | i. damga veya mühürler bilgisi sphygmo önek, tıb nabız.... |
| | goldsmith | (i.) kuyumcu .... |
| | undecided | s. karar verilmemiş, sallantıda olan, muallak; karar vermemiş, tereddüt içinde olan.... |
| | latakia | (i.) Suriye'de Lazkiye limanı.... |
| | gemmate | s., f., biyol. tomurcuklanan, tomurcuklar vasıtası ile yeni filiz veren; f. tomurcukla çoğalmak. gemma'tion i., biyol.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | dikkatsizlik | inattention. negligence. oblivion. oversight. carelessness.... |
| | punt | A kicking technique used by goalkeepers The goalkeeper drops the ball and kicks it before it touches the ground. the hol... |
| | dörtnala | at a gallop.... |
| | kamyonet | delivery car. pickup truck. pickup (truck. delivery van. light lorry. light motor lorry. light truck. small truck. deliv... |
| | fare | To behave; to conduct one's self.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
www.eniyisozluk.com, 42 lisanda çeviri yapmaktadır. Bunlar; Almanca, Arapça, Arnavutça, Bulgarca, Çekoslavakça, Çince, Danca, Endonezya Dili, Estonyaca,
Farsça, Filipince, Fince, Fransızca, Galiçyaca, Hırvatça, Hintçe, Hollandaca, İbranice, İngilizce, İspanyolca, İsveçce, İtalyanca, Japonca, Katalanca, Korece, Lehçe, Letonyaca, Litvanyaca, Macarca ,Maltese, Norveçce, Portekizce ,Romenca, Rusça, Sırpça, Slovakça, Slovence
Tay Dili, Türkçe, Ukraynaca, Vietnamca, Yunanca dillerinde Çeviri yapabilen özgür ve ücretsiz sözlük sitesidir. Sitemizden en iyi verimi, yazım kurallarına göre girdiğiniz kelime ve cümle ile mümkündür.
Reklam hakkında bilgi almak ve iletişim kurmak için: info[at]eniyisozluk.com / For advertise and contact: info[at]eniyisozluk.com
Copyright 2008 eniyisozluk.com / powered by yenifirmarehberi.com |