|
|
 |
|
 |
| |
  |
| Çeviri |
| Sözlük |
| Alfabeler |
| Büyük Türkçe Sözlük |
| Sesli Türkçe Sözlük |
| Kişi Adları Sözlüğü |
| Türk Lehçeleri Sözlüğü |
| Türkçede Batı Kökenli Kelimeler |
| Kelimeler Sözlüğü |
| Türkiye Türkçesi Ağızı
Sözlüğü |
| Terimler Sözlüğü |
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
 |
|
 |
|
|
|
| |
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
2-smokehouse | i. et veya balık ve derinin tütsü ile kurutulduğu yer. |
3-smokein | i. haşişin içilmesini destekleyen ve bunu yasaklayıcı kanunlan protesto eden açık gösteri. |
4-smokejack | i. kebap şişini çevirmek için baca içine yapılan tertibat. |
7-smoke | i., f. duman, tutun; k.dili. sigara; boş laf; f. tütmek, duman çıkarmak; sigara içmek; tütün içmek; öfkelenmek; duman gibi toz çıkarmak; tütsülemek. smoke bomb sis bombası. smoke out gizlenmiş bir adam veya işi meydana çıkarmak, gün ışığına çıkarmak. smoke screen deniz savaşlarında kullanılan duman perdesi. smoke up dumanla doldurmak. go up in smoke yanıp bitmek, duman haline gelmek; k.dili. tepesi atmak. have a smoke sigara içmek. like smoke süratle, çabuk ve kolay. No smoking. Sigara içilmez. smokeless s. dumansız, duman çıkarmayan. |
8-smokestack | i. vapur bacası; uzun fabrika bacası. |
9-smoker | i. tütün içen kimse; tütün, içenlere mahsus vagon veya kompartıman; sigara içip sohbet edilen toplantı. smokers heart tıb. çok sigara içenlerin kalbine arız olan hastalık. smokers throat tıb. çok sigara içenlerin boğazına arız olan hastalık. |
10-smoke tree | sarı ağaç, bot. Continus coggygria. |
smoke ile ilgili resimler
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | harrow | (i.), (f.) tapan, kesek kırma makinası; (f.) tırmık çekmek, kesek kırmak; hırpalamak, eziyet etmek; sinirlendirmek. h... |
| | hortative | , hortatory s. nasihat verici, nasihat yollu; teşvik edici, gayret verici, yüreklendirici.... |
| | scratchy | s. gıcırtılı, cızırtılı; tırmıklı; kaşıntılı, kaşıntı veren; karalanmış; düzensiz, intizamsız scratchily z. kaşıntı v... |
| | beget | f. babasl olmak, vücuda getirmek; sebep olmak, tevlit etmek. begetter i. vücuda getiren kimse, baba.... |
| | conformation | (i). şekil; parçaları bir araya getirme düzeni; uygun olma.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | jenerik | generics.... |
| | amin | amen.... |
| | teftiÅŸ | examination. inspection. check. investigation. search. surveillance. survey. tour of inspection.... |
| | lento | Slow; in slow time; slowly; rarely written lente. slow in music; 'Play this lento, please'.... |
| | çimdiklemek | nip. pinch.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
www.eniyisozluk.com, 42 lisanda çeviri yapmaktadır. Bunlar; Almanca, Arapça, Arnavutça, Bulgarca, Çekoslavakça, Çince, Danca, Endonezya Dili, Estonyaca,
Farsça, Filipince, Fince, Fransızca, Galiçyaca, Hırvatça, Hintçe, Hollandaca, İbranice, İngilizce, İspanyolca, İsveçce, İtalyanca, Japonca, Katalanca, Korece, Lehçe, Letonyaca, Litvanyaca, Macarca ,Maltese, Norveçce, Portekizce ,Romenca, Rusça, Sırpça, Slovakça, Slovence
Tay Dili, Türkçe, Ukraynaca, Vietnamca, Yunanca dillerinde Çeviri yapabilen özgür ve ücretsiz sözlük sitesidir. Sitemizden en iyi verimi, yazım kurallarına göre girdiğiniz kelime ve cümle ile mümkündür.
Reklam hakkında bilgi almak ve iletişim kurmak için: info[at]eniyisozluk.com / For advertise and contact: info[at]eniyisozluk.com
Copyright 2008 eniyisozluk.com / powered by yenifirmarehberi.com |