bet

Anasayfa | EniyiSozluk.com'u açılış sayfanız yapın! | Sık Kullanılanlara Ekleyin!
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Çeviri
Sözlük
Alfabeler
Büyük Türkçe Sözlük
Sesli Türkçe Sözlük
Kişi Adları Sözlüğü
Türk Lehçeleri Sözlüğü
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler
Kelimeler Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızı Sözlüğü
Terimler Sözlüğü
 
 
 
 
 
 
 
 
  Son aradıklarım / My last searchs
 
 
 
  ahmet kaya  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kelime (Word) Kaynak (From) Hedef (To)
ç ğ ı ö ş ü ß
 
 
 
 
İngilizce Türkçe
1-bet f., i. bahse girmek, bahis tutuşmak; iddia etmek; i. bahis, iddia. better bettor i. bahse giren kimse. best bet en iyi yol veya çare. You bet I A.B.D., (argo) Elbette I Hay hay !
2-beta i. Yunan alfabesinin ikinci harfi (bilimsel sınıflandırmalarda ikinci olan bir şeyi ifade için kullanılır). beta particle fiz. beta ışınındaki elektron. beta rays fiz. radyoaktif maddelerden çıkarılan elektron ışınları.
3-betake f. , oneself ile gitmek; üzerine almak, müracaat etmek, baş vurmak.
4-betatron i., fiz. betatron, bir çeşit elektron makinası.
5-betelnut i. Doğu Hindistan'da yerlilerin çiğnediği fındığa benzer bir yemiş.
6-betenoire Fr. nefret edilen veya korku veren kimse, ÅŸey veya iÅŸ.
7-bethel i. kutsal yer; gemiciler için küçük kilise.
8-bethink f.düşünmek, göz önünde bulundurmak; hatırlamak; aklına getirmek; baş vurmak.
9-bethlehem i. Beytlehem şehri; Londra'da meşhur bir akıl hastanesi. star of Bethlehem tükürükotu, bot. Ornithogalum stachyoides.
10-betide f (kimsenin) başına gelmek; ol mak.
11-betimes z. vaktinde, çok geçmeden, erkenden.
12-betoken f. göstermek, delalet etmek, işaret etmek, (bir şeyin)alameti olmak.
13-betony i. nane familyasından birkaç çeşit bitki, bot. Betonica wood betony kestere, bot. Betonica officinalis.
14-betook bak. betake.
15-betray f. hıyanet etmek; ihanet etmek; ele vermek; ifşa etmek, ağzından kaçırmak; göstermek, ortaya koymak; yanlış yola saptırmak, baştan çıkanp ortada bırakmak. betrayal i. hıyanet, ele verme, ifşa.
16-betroth f. nişanlanmak, evleneceğine söz vermek. betrothal i. nişanlanma, nişanlama. betrothed i., s. nişanlı kimse; s. nişanlı.
17-better i., f. daha iyisi; çoğ. (akıl servet v.b.'nde) kendinden üstün kimseler; üstünlük; f. islah etmek, daha iyi şekle sokmak; önüne geçmek. get the better of galip gelmek, üstün olmak.
18-better s., z.daha iyi, daha güzel; daha çok; z. daha iyi bir şekilde, daha çok, daha ziyade. better and better gittikçe daha iyi. be better off daha iyi durumda olmak. better half eş. for better or for worse iyi de olsa, kötü de olsa, anca beraber kanca beraber. get better iyileşmek. He had better not. Yapmazsa daha iyi eder. I had better go Gitsem iyi olacak. So much the better Daha iyi ! iyi ya ! isabet. I think better of düşünüp fikrini değiştirmek.
19-betterment i. Islah, iyileşme; huk. gayri menkul üzerinde yapılan devamlı Islahat ve masraflar; bir gayri menkulün, yol açılması gibi devlet faaliyetleri dolayısıyle iktisap ettiği kıymet fazlası, şerefiye. betterment tax şerefiye, değerlenme resmi.
20-between (edat), z. arada, arasında, aralarında, aralarından; araya; ortada, ortaya. between you and me söz aramızda. few and far between nadiren, seyrek. in between sallantıda.
21-betwixt (edat), z., (eski), şiir arasında, arada, ortada. betwixt and between ikisi ortası, ne o ne bu.

bet ile ilgili resimler

 
 
 
 
İngilizce Türkçe
technocracy i. uzmanların yönetimi altında hükümeti idare etme teorisi....

acoustic (s). iÅŸitme duyusu ile ilgili, ses ilmine ait, iÅŸitmeye ait. akustik....

singe f. (singeing) i. azıcık yakmak, ütülemek, alazlamak, hafifçe yakmak; i. hafif yanık....

tazza i., it çok süslü ayaklı vazo veya kadeh....

beige s., i. bej; i. bej renk, boyanmamış yün rengi, saz rengi....

 
 
 
 
 
Türkçeİngilizce
fire Liveliness of imagination or fancy; intellectual and moral enthusiasm; capacity for ardor and zeal....

orgazm orgasm. climax....

emmek suck up. suck. suck in. absorb. adsorb. soak. soak in. sop up. drink in. siphon off. syphon off....

umutsuzluk hopelessness. desperation. despondancy. self-despair. bleakness. despair. despond. dismay. slough....

minimum The least value attained by a function, for example, temperature, pressure, or wind speed The opposite of maximum....

 
 
 
  Anasayfa | Çeviri | Sözlük | Linkler | Siteler |  
 
www.eniyisozluk.com, 42 lisanda çeviri yapmaktadır. Bunlar; Almanca, Arapça, Arnavutça, Bulgarca, Çekoslavakça, Çince, Danca, Endonezya Dili, Estonyaca, Farsça, Filipince, Fince, Fransızca, Galiçyaca, Hırvatça, Hintçe, Hollandaca, İbranice, İngilizce, İspanyolca, İsveçce, İtalyanca, Japonca, Katalanca, Korece, Lehçe, Letonyaca, Litvanyaca, Macarca ,Maltese, Norveçce, Portekizce ,Romenca, Rusça, Sırpça, Slovakça, Slovence Tay Dili, Türkçe, Ukraynaca, Vietnamca, Yunanca dillerinde Çeviri yapabilen özgür ve ücretsiz sözlük sitesidir. Sitemizden en iyi verimi, yazım kurallarına göre girdiğiniz kelime ve cümle ile mümkündür.

Reklam hakkında bilgi almak ve iletişim kurmak için: info[at]eniyisozluk.com / For advertise and contact: info[at]eniyisozluk.com
Copyright 2008 eniyisozluk.com / powered by yenifirmarehberi.com