|
|
 |
|
 |
| |
  |
| Çeviri |
| Sözlük |
| Alfabeler |
| Büyük Türkçe Sözlük |
| Sesli Türkçe Sözlük |
| Kişi Adları Sözlüğü |
| Türk Lehçeleri Sözlüğü |
| Türkçede Batı Kökenli Kelimeler |
| Kelimeler Sözlüğü |
| Türkiye Türkçesi Ağızı
Sözlüğü |
| Terimler Sözlüğü |
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
 |
|
 |
|
|
|
| |
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
1-ante | (i). pokerde oyuna başlamadan evvel her oyuncu tarafından ortaya konulan para, bop. |
2-anteater, antbear | (i)., (zool). Myrmccophaga cinsinden karınca yiyen bir takım hayvanlardan biri. |
3-antebellum | (s)., (Lat). harpten evvel (özellikle Amerikan iç harbinden evvel). |
5-antecedent | (s), (i). önce gelen, evvel, mukaddem; (i). önerti; geçmişte vaki olay; geçmiş, mazi; ,(cog). ced, soy; (gram). zamirin yerini aldığı isim veya tümleç; (mat). bir denklemin ilk ünitesi. |
6-antedate | (f). bir mektuba veya senede geçmiş bir tarih atmak; daha evvel gelmek, takaddüm etmek. |
7-antediluvial | (s). Tufandan evvelki. antediluvian (s).,(i). Tufandan evvelki devre ait; (i). eski kafalı kimse; çok yaşlı adam. |
8-antelope | (i). antilop; ceylan, gazal, ahu. |
11-antenna | (i)., (zool). anten; böcek boynuzu, duyarga; anten (radyo v.b.) |
15-anterior | (s). evvelki, önceki, mukaddem , eski; ilerde, önde; (biyol). ön, öndeki, ön tarafta bulunan. |
ante ile ilgili resimler
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | affirmative | (s)., (i). olumlu, müspet, tasdik edilen; (i). müspet iddia; tartışmada olumlu tezi savunanları tutan taraf; olumlu ... |
| | lemon | i. limon; limon ağacı, bot. Citrus limon; argo değersiz kimse veya şey. lemon balm oğulotu, bot Melissa offi cinalis l... |
| | rape | (f.), (i.) tecavüz etmek (kadına); yağma etmek; eski zorla alıp götürmek; (i.) zorla ırza tecavüz; eski zorla alıp götür... |
| | content | (f). memnun etmek, hoÅŸnut etmek, tatmin etmek. contented (s). halinden memnun, rahat, tatmin olunmuÅŸ.... |
| | authorship | (i). yazarlık, muharrirlik, müelliflik; kaynak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | but | The joint where two planks in a strake meet.... |
| | öksüz | orphan. fatherless. charity child. orphan child.... |
| | arjantin | argentina.... |
| | güzelleştirmek | adorn. beautify. relieve. smarten. to beautify. to embellish. to smarten.... |
| | panel | A group of individuals who are interviewed more than once over time in a longitudinal survey.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
www.eniyisozluk.com, 42 lisanda çeviri yapmaktadır. Bunlar; Almanca, Arapça, Arnavutça, Bulgarca, Çekoslavakça, Çince, Danca, Endonezya Dili, Estonyaca,
Farsça, Filipince, Fince, Fransızca, Galiçyaca, Hırvatça, Hintçe, Hollandaca, İbranice, İngilizce, İspanyolca, İsveçce, İtalyanca, Japonca, Katalanca, Korece, Lehçe, Letonyaca, Litvanyaca, Macarca ,Maltese, Norveçce, Portekizce ,Romenca, Rusça, Sırpça, Slovakça, Slovence
Tay Dili, Türkçe, Ukraynaca, Vietnamca, Yunanca dillerinde Çeviri yapabilen özgür ve ücretsiz sözlük sitesidir. Sitemizden en iyi verimi, yazım kurallarına göre girdiğiniz kelime ve cümle ile mümkündür.
Reklam hakkında bilgi almak ve iletişim kurmak için: info[at]eniyisozluk.com / For advertise and contact: info[at]eniyisozluk.com
Copyright 2008 eniyisozluk.com / powered by yenifirmarehberi.com |