| English | Türkçe |
| treasure | i., f. hazine, para hazinesi; biriktirilmiş şey; değerli şey; f. hazine yığmak, para biriktirmek; çok kıymetli tutmak. ... |
|
| vertiginous | s. baş dönmesi olan; sersemletici, baş döndürücü; terelelli. vertiginously z. baş döndürücü bir şekilde.... |
|
| articular | (s) mafsallara ait articularly (z) mafsallara ait olarak... |
|
| undeniable | s. inkâr olunmaz; söz kaldırmaz derecede iyi. undeniably z. inkâr edilmez surette.... |
|
| giraffe | i. zürafa, zool. Giraffa camelopardalis.... |
|
| sypher | f. yivli tahtaları kenar kenara bindirip düz bir yüzey meydana getirmek.... |
|
| spackle | i. çatlakları doldurmada kullanılan alçı.... |
|
| workfellow | i. iş arkadaşı, koldaş.... |
|
| mold | , ing mould i., f. kalıp; genel biçim; ayırt edici özellik; f. şekil vermek, biçimlendirmek; kalıp yapmak; kalıba dökme... |
|
| spotweld | nokta kaynağı yapmak nokta kaynağı |
|