| English | Türkçe | | 1-your | zam., s. senin, sizin, kıs. yr. | | 2-yours | zam. seninki, sizinki. yours sincerely, yours truly hürmetle, saygılarımla. yours truly k.dili. ben. | | 3-you'll | kıs. you will. | | 4-you've | kıs. you have. | | 5-young | s., i. genç, küçük; taze; çocuk olan, yavru; i. yavru, yavrular. young blood gençlik. with young gebe. | | 6-yourself | zam. (çoğ. -selves) kendiniz, kendin; kendi kendinize. be your self tabii olunuz. behave yourself. pull yourself together kendine gel. | | 7-you | zam. siz, sizler, sen; seni, size. what's it to you? sana ne? | | 8-you-all | zam., (A.B.D.), leh. sizler, hepiniz. | | 9-youngster | i. çocuk;delikanlı; yavru. | | 10-youthful | s. genç; dinç; gençliğe yakışır. | | 11-you'd | kıs. you had, you would. | | 12-youth | i. ( çoğ. youths) delikanlı, genç adam. | | 13-youngling | s., i. genç; i. genç çocuk; taze fidan; acemi kimse. | | 14-younker | i. genç, küçük bey; şovalye; (eski) genç çocuk. | | 15-youth | i. gençlik; gençler. the flower of youth gençliğin baharı. youth hostel genç yuristler için ucuz otel. |
|