| English | Türkçe | | 1-wondrous | s., z., şaşılacak, acayip, harikulade; z. şaşılacak şekilde. wondrously z. harikulade bir şekilde. wondrousness i. harikuladelik. | | 2-wonder-struck | s. hayretler içinde kalmış; hayran. | | 3-wonder-worker | i. harikalar yaratan kimse. | | 4-wonderment | i. hayret, şaşkınlık; harika, harikulade şey. | | 5-won't | kıs. will not. | | 6-wonderland | i. harikalar diyarı. | | 7-wonky | s., İng., (argo) halsiz, bitkin. | | 8-wonder | i., f., s. tansık, harika, mucize; acibe; keramet; şaşkınlık, hayret; f. şaşmak, hayret etmek; hayran olmak; tereddüt etmek; merak etmek; düşünmek,ölçünmek; s. mucize kabilinden.wonder at şaşmak. wonder if merak etmek. do wonders mucizeler yaratmak. for a wonder hayret. I wonder. Acaba. nine days' wonder gelip geçici heyecan. No wonder! Tabii! | | 9-wont | s., i., f. (wont; wont veya wonted) alışmış alışkanlık haline getirmiş, itiyat edinmiş; i. adet, alışkanlık, itiyat; f. alışmak. | | 10-wonderful | s. hayret verici, harikulade, fevkalade; şaşılacak, garip; k.dili. şahane. wonderfully z. fevkalade olarak; şaşılacak bir şekilde. wonderfulness i. şaşılacak hal; fevkaladelik. | | 11-won | bak. win. | | 12-wonted | s. alışılmış, her zamanki. wantedly z. mutat şekilde. wontedness i. mutat oluş. |
|