| English | Türkçe | | fuse | f eritmek, erimek; eriyip birbiriyle kaynaşmak, yapışmak... |
| | elasticity | i. elâstikîyet, esneklik.... |
| | mod | kıs. moderate, modern.... |
| | absterge | (f). silmek, temizlemek.... |
| | gumdrop | (i.) jelatinli şekerleme.... |
| | apsis | (i)., (astr). gezegenin yerçekimi merkezine en uzak ve en yakın noktaları; elipsin tepeleri; (mim)., (bak). apse.... |
| | made | bak. make; s. yapılmış, mamul; istikbali garanti altına alınmış, işi yolunda; yapma, doldurma. have it made ısmarlamak;... |
| | plant | i. bitki, ot; fabrika, atelye; bir kurumun malı olan bina veya arazi; demir baş; teçhizat; (argo) hile oyun, tuzak; şa... |
| | penny | i. (çoğ., A.B.D. pennies, ing. pence) ingiltere'ye mahsus ufak bakır para, peni, sterlinin yüzde biri; Amerika'da bir ... |
| | lad | büyücek erkek çocuk delikanlı genç erkek |
|
|