| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | viewpoint | i. görüş noktası, bakış açısı.... |
| | claptrap | (i). göze girmek için yapılan sahte iltifat; yağcılık; yapmacıklı sözler sarfetme.... |
| | barfly | (i)., (argo) zamanını barda geçiren kimse.... |
| | unobliging | s. yararsız, faydasız; aldırışsız ilgisiz .... |
| | enlist | f. kaydetmek; askere almak; yardımını temin etmek; gönüllü olarak askere gitmek; bir işe atılmak. enlistment i. kaydetm... |
| | apotheosis | (i). ilâhlaştırma, tanrılaştırma; bir şahsı veya prensibi aşırı derecede yükseltme; kutsal kabul edilen fikir veya... |
| | compunction | (i). vicdan azabı; pişmanlık, nedamet; esef, yerinme; (vicdanisebeplerle) çekinme, tereddüt, reddetme.... |
| | jerk | i. şiddetli ve ani çekiş, silkinme, silkme; fizyol. büzülme, burkulma; (argo) görgüsüz kimse, kaba saba kimse, slang. a... |
| | jerry | i., İng., (argo) Alman.... |
| | galosh | kaloş kısa çizme |
|
|
| Türkçe | English | | allegretto | Slower than allegro.... |
| | köşk | pavilion. villa. kiosk. kiosque. mansion.... |
| | bank | An establishment for the custody, loan, exchange, or issue, of money, and for facilitating the transmission of funds by ... |
| | kaygılanmak | to worry. to be uneasy. to be concerned. mind.... |
| | gözaltı | house arrest. probation.... |
| | monotip | monotype.... |
| | ahenksiz | inharmonious. not in accord / agreement. discordant. unrhythmic. not in tune. tuneless.... |
| | aksu | cataract.... |
| | he | High Explosive.... |
| | gece gündüz | day and night |
|
|
|