| English | Türkçe | | admire | (f). çok beğenmek, hayran olmak, takdir etmek admira'tion (i). hayranlık , çok beğenme. admir'er (i). takdirkar kims... |
| | keel | i., f. gemi omurgası; gemi; omurga şeklinde olan veya omurga işini gören şey; f., den. gemiyi karina etmek, alabora et... |
| | air | (i). hava, nefes; (müz). hava, nağme; tavır. air base hava üssü.air bladder (zool). baIıklarda hava ile dolu bir kes... |
| | absterge | (f). silmek, temizlemek.... |
| | elm | i. karaağaç, bot. Ulmus.... |
| | extent | (i). boy, uzunluk, mesafe, saha,büyüklük; kapsam, şümul; derece, mertebe,had; (huk). musadere emirnamesi, müsadere; (mat... |
| | conciliate | (f). gönlünü almak; uzlaştırmak, yatıştırmak, aralarını bulmak; teveccüh kazanmak. conciliatory (s). yatıştıncı.... |
| | roost | i., f. tünek; kuşların gecelediği yer; f. tünemek. rule the roost k.dili baş olmak, hakim olmak.... |
| | equip | (f.) (-ped, -ping) teçhiz etmek, gerekli alet veya silâhları sağlamak, hazırlamak; donatmak, giydirmek. equipment (i.) t... |
| | vaticinate | kehanette bulunmak vaticinal kehanet kabilinden vaticina'tion kehanet |
|
|