 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | vizier | i. vezir. Grand Vizier sadrazam. vizierate, viziership i vezirlik, sadrazamlık. vizierial s. vezire ait, sadrazam tar... |
| | adder | (i). birkaç cins zehirli yılan; engerek, sağır yılan, (zool). Vipera berus; Amerika'da bulunan birkaç cins zehirsiz yı... |
| | insert | i., ortaya eklenen şey; kitap ortasına eklenen sayfalar; bir mecmua veya gazete arasına konulan ilâve.... |
| | afterguard | (i). (den). geminin kıçında hizmet eden tayfa.... |
| | henpeck | (f). başının etini yemek, vır vır etmek. henpecked (s). kılıbık, karısından korkan.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sersemletmek | daze. obfuscate. stagger. stump. stun. stupefy. transfix. to daze. to stun. to stupefy.... |
| | mutlak sıcaklık | absolute temperature.... |
| | yozlaşma | degeneracy. degeneration. devolution. dry-rot. gangrene. graft. retrogression. taint.... |
| | tarihi film | historical film.... |
| | üvey kız | step daughter.... |
|
|
|
 |
|
 |
|