eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-wasteful s. harap eden; müsrif, savurgan, boş yere ziyan eden. wastefully z. israf ederek. wastefulness i. israf, ziyankarlık.
2-wastepaper i. atılacak kâğıt, çöp kağıt.
3-wasteland i. çorak toprak, metruk arazi, beyaban.
4-waste f. harap etmek, viraneye çevirmek; aşındırmak, kullanıp yıpratmak; harcamak, boşuna sarfetmek, israf etmek; kaybetmek; (argo) öldürmek; aşınmak; heba olmak; aşırı derecede kilo vermek. waste away zayıflaya zayıflaya eriyip gitmek; ağır ağır azalmak veya telef olmak. wast'ing s. zayıflatıcı, çöktürücü; harap eden.
5-waster i. israfçı.
6-waste s., i. atılmış, kullanılmaz; bedenden çıkarılmış, ifraz edilmiş; boş, hali, terkedilmiş; çorak; viran, harap; artık, yeterinden fazla; i. israf, telef, çarçur, heder, savurma; iyi kullanmama, değerlendirmeme; boş arazi; metruk arazi; beyaban; ıssız yer; yıkım, harabiyet; kullanılmadan boşa giden şey, fire; çöp, artık. waste pipe kutlanılmış veya fazla suyu boşaltma borusu. waste steam fazla buhar, çürük buhar. go to waste ziyan olmak, heder olmak, boşa gitmek. lay waste harap etmek, viraneye çevirmek.
7-wastebasket i. çöp sepeti.
8-wasteweir i., İng. artık su savağı.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
latterEng > Tr00:52:32
filing claimsEng > Tr00:03:32
debitEng > Tr23:49:23
indebtednessEng > Tr23:49:14
debit indebtednEng > Tr23:49:09
information letEng > Tr23:08:54
treasury enterpEng > Tr23:02:53
SEKSEng > Tr16:25:04
englisTr > Eng16:23:16
ıspanakzadeEng > Tr23:27:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
echolocation (i). sesin yankılanmasından faydalanarak bir cismin bulunduğu yön ve uzaklığı saptama....

viscacha i. Güney Amerika'ya mahsus iri bir sıçan....

brayer i. baskı iş1erinde mürekkebi düzgünce yaymak için elle kullanılan silindir....

pyrogallate i., kim. pirogalol tuzu veya ruhu....

janitor (i.) bir binanın temizlik ve tamir işleriyle meşgul olan memur; kapıcı, odacı....

wayout s., A.B.D., (argo) yepyeni, özgün, ileri....

quoit i., f. oyunda atılan yassı demir halka; ,coğ. halka oyunu; f. yassı demir halka atar gibi atmak....

dodecahedron (i)., (geom). on iki yüzlü şekil....

lament (f.), (i.) ağlamak, inlemek, figan etmek, matem tutmak; biri için ağlamak veya keder etmek, matemini tutmak; matem, ağ...

prostate anat prostata ait prostat erkeklerde mesanenin boğazına yakın gudde kestanecik prostate gland prostat

TürkçeEnglish
fıskiye fountain. jet. spout. water jet....

kirli çamaşır dirty laundry....

günahsızlık innocence. sinlessness. state of grace....

gemi enkazı shipwreck. wrecked ship....

tuhafiyeci variety shop / store. confectionary shop. store dresser. haberdasher. milliner. news monger. general dealer....

tos Terms of Service Terms and conditions of their program - their responsibilities and yours....

çaylak raw. inexperienced. hawk. kite....

halen now. presently. at present. for now....

bacak pin. leg. shank....

heteroseksüel heterosexual