| English | Türkçe | | lawgiver | (i.) kanun yapan kimse, kanun yapıcısı.... |
| | quire | i. 24 tabakalık kağıt destesi; iç içe katlanmış kağıt tabakası. in quires ciltlenmemiş, forma halinde.... |
| | impotent | s. kudretsiz, aciz, zayıf; bunak; iktidarsız (erkek). impotence, impotency i. iktidarsızlık, etkisizlik.... |
| | condenser | (i). kondensatör, buhar sıkıştırma makinası, tazyik makinası; elektrik kondensatörü ; teksif adesesi.... |
| | immensurable | s. ölçülemez... |
| | incoherenceency | i. anlaşılmazlık, manasızlık; birbirini tut- mazlık, irtibatsızlık, tutarslzlık.... |
| | bhang | i. kenevir; haşiş.... |
| | parasyphilis | i., tıb. frengi hastalığını takibeden marazi durum.... |
| | merchandise | i., f. ticari eşya, satış eşyası, emtia, mal; f. alışveriş etmek, ticaret yapmak.... |
| | neckband | elbisede dik yaka |
|
|