| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | apologist | (i). yazılı veya sözlü olarak bir şahıs veya fikri savunan kimse, müdafi, apolojist.... |
| | pennyweight | i., kıs. dwt yirmi dört buğday ağırlığında eczacı tartısı (1,56 gram).... |
| | nighthawk | (i.) çobanaldatan, keçisağan, (zool.) Caprimulgus europaeus; geceleri geç yatma adeti olan kimse.... |
| | hypothesize | f. nazariye kurmak, farzetmek.... |
| | write-up | i., k.dili makale; bir müessese hakkında yazılan övücü yazı; A.B.D. bir firmanın mal ve mülkünü kanunsuz olarak olduğund... |
| | expunge | (f). silmek, bozmak, çıkarmak.... |
| | fen | (i). bataklık, çayır.... |
| | gruesome , grewsome | (s.) korkunç, dehşetli, iğrenç. gruesomely (z.) dehşetle, korkunç, bir şekilde. gruesomeness (i.) dehşet, korkunçluk,... |
| | clinometric | (s). klinometre ile ilgili. clinomet'rical s klinometre ile ilgili olarak.... |
| | lieu | yer mekan mahal yalnız in lieu of deyiminde kullanılır in lieu of yerine bedel olarak |
|
|
|
|