 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | legal | s. meşru, kanuni, kanuna uygun, kanuna göre, kanuna dayanan; hukuki; avukatlık mesleğine ait. legal cap avukatların ku... |
| | tot | i. ufak çocuk, yeni yürüyen çocuk; azıcık içki.... |
| | grid | (i.) ızgara; (elek.) bataryada kullanılan delikli kurşun levha; (d.y.) ray şebekesi; kablo şebekesi; bir haritada kesiş... |
| | reach | (f.) uzatmak; elini uzatıp almak veya alarak vermek; uzanmak, erişmek; yetişmek, varmak, ulaşmak, vâsıl olmak; gelmek; ... |
| | refute | (f.) yalanlamak, delillerle çürütmek. refutable (s.) çürütülebilir.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | Balkan | As applied to dialects of Romani, includes those which developed south of Moldavia and Wallachia They are spoken today m... |
| | kastanyet | castanet.... |
| | lift | To collect, as moneys due; to raise.... |
| | kalınlaşmak | thicken. to thicken. to become thick.... |
| | aptalca | asinine. crass. crazy. emptily. foolish. harebrained. ludicrous. nonsensical. puerile. rubbish. sappy. sloppy. stupid. v... |
|
|
|
 |
|
 |
|